nalan.titiz.sitemynet.com
Ceviz Kabušu - Hulki Cevizošlu

Fındık
Fındık hedefte
Ordu İlimiz
Bizim Şehir
Haberler
Siyasetin Dibi
Cüneyt Zapsu
Terör ve Arkası
Ortadoğu
Adresler
Çevremizden

Ordu İlimiz


ORDU TiCARET BORSASI

İlimizde daha çok tarıma dayalı fabrikalar yer almaktadır

Ordu; Kalkınmada Öncelikli Yöreler arasında yer almakta ve bu yörelere verilen teşviklerden yararlanabilmektedir. Fakat sanayi hammaddesine uzak olmasından dolayı sanayi ve endüstri pek fazla gelişmemiştir. İlimizde daha çok tarıma dayalı fabrikalar yer almaktadır. Amacımız ilimizin milli gelirdeki payını daha üst seviyelere çıkartmak. Bunun için de yatırımcıları ilimize çekmek ve gerekli alt yapıyı oluşturmak için çalışıyoruz.

Sanayi ve endüstri sektörü zayıf olduğu için halkın büyük kesimi tarım ve hayvancılık ile ilgilenmektedir

İlimizin nüfusu 900 binin üzerindedir. Merkez ilçe ile beraber 19 ilçe, 71 belde ve 496 köy mevcuttur. Yüz ölçümü ise 6000 km2'dir. Ordu, fiziki olarak sürekli büyüyen bir şehir olmuştur ama, sosyal ve ekonomik olarak aynı büyümeyi sağlayamamıştır. Ordu iline baktığımızda modern bir kent görünümündedir. Gecekondu gibi çarpık yapılaşma yoktur. Sanayi ve endüstri sektörü zayıf olduğu için halkın büyük kesimi tarım ve hayvancılık ile ilgilenmektedir. Bir çok yere göç vermekte ve mevsimsel olarak ta göç alan sosyal bir mozaik yapıya sahiptir.

Ordu ilimiz

Helenistik, Roma, Bizanslıların hüküm sürdüğü Cotyora zamanla önemini ve canlılığını yitirmeye başlamıştır. Selçuklu Türkleri (Danişmentliler, Hacı Emiroğulları gibi) Osmanlıların hakimiyeti altına geçen Ordu İli Cotyora'dan sonra 14. yüzyıl ortalarına doğru şehrin 4 km güneyinde bugünkü Eskipazar'da Bayramlı adıyla kuruldu.

Bayramlı kasabası 18. yüzyıl başlarında eski canlılığını kaybedince batıda bucak adıyla yeni bir ilçe merkezi doğdu. Bucak adı 1869-1870'de (ORDU) adına çevrildi. Bu yeni ilçe merkezine Bolaman, Perşembe, Ulubey, Hansamana (Gölköy) ve Aybastı bucakları bağlı idi.

Ordu ilçesi 1920 yılına kadar Trabzon Vilayetine bağlı bir kaza merkezi iken 17 Nisan 1920 tarih ve 69 sayılı "Ordu Müstakil Livası Teşkiline Dair Kanunla" merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağına bağlı olan Fatsa kazası da Ordu'ya bağlanmış ve müstakil Ordu Livası teşkil edilmiştir.

1923 yılında Sancak adı Vilayet olarak değiştirilerek bugünkü mülki taksimata Ordu Vilayeti olarak yerini almış bulunmaktadır.

Bugün bilindiği gibi 18 ilçesi 5 bucağı 65 belediyesi 505 köyü ve 327 mahallesi bulunmaktadır.

Doğu karadeniz bölgesinin eşsiz doğa güzelliklerini sinesinde toplayan Ordu İlimizin İlçeleri; Akkuş, Aybastı, Çamaş, Çatalpınar, Çaybaşı, Fatsa, Gölköy, Gülyalı, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye, Perşembe, Ulubey ve Ünye'dir.

FOLKLOR
ORDU İLİ KADIN KIYFETİ

İçine beyaz renkli keten dokumadan yapılmış gömlek giyilmektedir. Gömlek, dik yakalı ve uzun kolludur. Kol ağzı dört parmak eninde bilezikli olup, tek düğme ile iliklenmektedir. Önü bele kadar açık olup, gümüş düğmelidir. Önünde her iki tarafta dikişli pilli ( kırma süs vardır. Altında dört metre kumaştan yapılmış, paçaları bol, ağı yukarıda tuman giyilir. Elbisenin altından bir kaşık kadar görünecek tarzda tumanın paçaları dize kadar çekilir ve çorabın içine sokulur. Ayağa, dize kadar çıkan Yargan garası veya Alaçorap denilen desenli çorap ile çarık giyilir.

ORDU İLİ ERKEK KIYAFETİ

Önce, iç gömlek giyilir. Bu gömlek, yerli el tezgahlarında imal edilen keten dokumadan yapılır. Parmak yakalı olan gömleğin önü bele kadar açık olup, tek düğme ile iliklenmektedir. Üzerine entari denilen mintan giyilir. Mintan beyaz renkli pamuklu kumaştan yapılmaktadır. Hafif dik yakalı olup, önden düğmelidir. Uzun kollu ve kol ağzı bileziklidir.
Altına siyah koyun yününden dokunan şayak kumaşından yapılmış zıpka giyilir. Zıpkanın beli uçkurlu olup, arkası kırmalar halinde boldur. Paçaları ise aşağı doğru daralmaktadır. Zıpkanın yanlarında kendi kumaşından fitil yapılmıştır. Önlerine (pantolondaki ütü yerlerine) ise sarı simli kaytan geçirilmiştir.

FINDIK

Fındığın kültür kaynağı ve anavatan bölgelerinden birisi Karadeniz kıyılarıdır.M.Ö. 400 de Pontus cevizi diye adlandırılmıştır (Xenophan). Theophrastus ise yabani ve kültür fındıklarını birbirinden ayırmıştır ve kültür fındığına Heraklit cevizi adını vermiştir. Plinis ise ilk kültür fındığını Pontus kıyılarından getirdiği için Buna Pontus cevizi demiştir

Fındık kenti Ordu

Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezi konumunda bulunan kent, doğal ve tarihi güzellikleriyle de dikkat çekiyor

Ordu - Ünye'den Gülyalı'ya uzanan sahilleri, Bolaman-Perşembe arasındaki eşsiz güzellikteki koyları, 3700 yıllık tarihi ve sualtı mağaralarıyla, ziyaretçilerin beğenisini topluyor.

Bölgenin en önemli kenti Samsun'a 165 kilometre uzaklıktaki Ordu'nun sanayide gelişmemiş olması, ilk bakışta bir handikap gibi görünse de bu durum, şehrin otantik yapısının bozulmaması için avantaj sağlıyor.
Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezi Ordu, çok sayıda gölü, yaylası ve orman içi dinlenme tesisiyle, doğa severlere de kucak açıyor. Bu doğal güzellikler arasında Perşembe'deki Hoynat Adası, Karaoluk Şelalesi, Ulubey'deki Oktamış Şelalesi, Mesudiye'deki Keyfelan Yaylası, Ulugöl, İtençi Mesire Yeri, Argın Yaylası, Yason Burnu Yarımadası, Çambaşı Yaylası, Melet Vadisi, Gaga Gölü ve Fatsa'daki Bolaman Vadisi yer alıyor.
Türkülere de konu olmuş, kent merkezine 6 kilometre uzaklıktaki Boztepe, denizden 564 metre yüksekliğiyle bölgenin seyir terası konumunda bulunuyor. Ünye'den Gülyalı'ya uzanan sahilleri, Bolaman-Perşembe arasındaki eşsiz güzellikteki koyları ve sualtı mağaralarıyla, kent, ziyaretçilerin beğenisini topluyor.
Ordu'nun tarihi yerlerinden bazıları ise Bayadı Köyü'ndeki MÖ 4. yüzyılda yerleşildiği tahmin edilen Kurul Kayalıkları, mitolojideki "Altın Post Efsanesi'nin" geçtiği Yason Kilisesi, Ünye Kalesi ve Taşbaşı Kilisesi.
Ordu merkez ile Ünye, Fatsa ve Perşembe gibi büyük ilçelerinde 3 ve 2 yıldızlı otellerde konaklama imkanı bulunurken, kentte bazı kamu kuruluşlarının da misafirhaneleri yer alıyor.

(A.A.) NTV - 15:17 31 Mayıs 2005 Salı

mahalli yemeklerimiz

ÇORBALAR

1. Pancar Çorbası
2. Mısır Çorbası
3. Kabak Çorbası

YEMEKLER

1. Pancar (Kara lahana) Sarması
2. Pancar (Kara lahana) Döşemesi
3. Pancar (Kara lahana) Diblesi
4. Melocan(Diken ucu) Kavurması
5. Sakarca Mıhlaması
6. Galdirik Kavurması
7. Isırgan Yağlaşı
8. Hoşgıran Kavurması
9. Tirmit (Mantar) Kavurması
10. Çerkez Tavuğu
11. Kabak Muhallebisi
12. Mısır Yağlaşı
13. Pallobye
14. Keşkek (Gendeme)
15. Fırım Fasulyesi

HAMSİ YEMEKLERİ

1. İçli Tava
2. Hamsi Buğulaması
3. Hamsi Köftesi
4. Hamsi Tava

HAMUR İŞLERİ

1. Su Böreği
2. Yufka Böreği
3. Ev Makarnası (Kesme Makarnası)

TATLILAR

1. Kabak Tatlısı
2. Aşure
3. Un Helvası

EKMEK ÇEŞİTLERİ

1. Mısır Tatlısı
2. Bileki Ekmeği
3. Saç Ekmeği
4. Golit

REÇELLER

1. İncir Reçeli
2. Üzüm Reçeli
3. Elma Reçeli

TURŞULAR

1. Fasulye Turşusu.
2. Domates Turşusu
3. Salatalık Turşusu
4. Patlıcan Turşusu
5. Kelem Lahanası


ordu il  haritasi

Ordu'nun tarihi

Ordu ve çevresi MÖ 15.yüzyıldan beri insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak dilimize geçmiştir.

Bozukkale'de bulunan kalıntılar, Miletos asıllı Sinop göçmenlerinin kurduğu "Kotyora" medeniyetine aittir. Bunun yanında Pers,Bizans, Helenistik, Roma, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı uygarlıklarının izleri olan kalıntılara da rastlanmaktadır.

Denizci bir kavim olan "Fenikeliler" MÖ 11-12.yüzyıllarda değişik zamanlarda Karadeniz'e seferler yapmışlar ve buralarda pazar yerleri kurmuşlardır. Okyanus yollarının henüz keşfedilmemiş olduğu bu dönemlerde Avrupa'dan Karadeniz yoluyla gelen emtianın Asya'ya ulaştırılması için bu yol oldukça önem arz etmekteydi.

Miletlerin(Miletoslular) in gelişmesi ve Karadeniz'e hakim olmalarıyla bu gün Ordu'nun Kuzeybatısında bulunan ve halen mezarlık olarak kullanılan bölgeye 6.yüzyılın başlarında yerleştikleri tahmin edilmektedir.(Kotyora)

Kotyora Grekçe'de "Dağ Eteği" anlamına gelmektedir.Bu da kasabanın kurulmuş olduğu yerin özelliklerine göre ad verilmiş olduğu anlamına gelmektedir.

Türkmenlerden Çepni boyuna mensup Bayram Bey oğlu Hacı Emir bey tarafından Ordu'nun Mesudiye ilçesi topraklarında kurulan "Hacıemiroğulları Beyliği'nin" 1381 yılında Emir Süleyman Bey komutasında Mesudiye'den Ordu sahiline inmeyi başararak daha sonra da Giresun'u Rumlardan alması ile Ordu Türk egemenliğine girmiş oldu.

Beyliğin Ordu'da ki hükümranlığı Çelebi Mehmet ve Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlılara geçmiş olsa da Yıldırım Beyazıt-Timur savaşında beyliğin Timur'dan yana tavır alması ve Timur'un galibiyeti ile sonuçlanan, Anadolu'da Türk Birliği'nin dağılma aşamasına geleceği ve 13 yıl sürecek olan "Fetret Devri'nin" başlangıcı olan "Ankara Savaşı" ile beylik Timur tarafından mükafatlandırılarak bu topraklar tekrar kendilerine verilmiştir.Hacıemiroğulları Beyliği 1344-1461 yılları arasında varlıklarını devam ettirebilmişler Fatih'in Trabzon seferiyle Ordu Osmanlı topraklarına katılmıştır. Hacıemiroğulları Beyliği ise bir aile olarak uzun yıllar Ordu topraklarında yaşamışlardır.


I) a - Osmanlı Egemenliğinde Ordu ili

Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon Rum Pontus Devleti'ni ortadan kaldırması ile Ordu ili'de Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

Yavuz Sultan selim (1512-1520) döneminde Trabzon, Canik(Samsun) ve Ordu'nun bağlı bulunduğu Şebinkarahisar livaları birleştirilmiş ve Erzincan vilayetine bağlanmıştır.

1805 yılında Şebinkarahisar sanacağı Erzurum'dan alınarak Ordu ilinin Hapsamana (Gölköy) ve Bucak kasabaları ile birlikte Trabzon'a bağlanmıştır.
1871 yılında yapılan idari teşkilatlanmayla Ordu kasabası merkez olacak şekilde Vona(Perşembe), Bolaman,Aybastı, Haspamana(Gölköy), Ulubey'den müteşekkil bir kaza vücuda getirilmiştir. Daha sonraki aşamalarda gelişen Ordu ili zaman içerisinde şehirleşmiş ve halende büyümeye devam etmektedir.
Ordu'nun şehir olmasında "Bayramlı" ve "Bucak" kasabaları önem arz etmektedir.

Bayramlı Kasabası; Ordu'nun 4 km Güneydoğusunda bu günkü Eskipazar'da kurulmuştur. Kasabanın hangi tarihte ve kimler tarafından kurulduğu konusunda kesin bilgi bulunmamaktadır. Bayramlı kasabasının Fatih sultan Mehmet devrindeki arazi ve vergi defterinde "Bölük'i Niyabet'i Ordu" adıyla kaydedildiği görülmektedir.

Bucak adına ilk defa Ordu'ya bağlı bir köy adı olarak rastlanmaktadır. "Köşe", "Açı" anlamına gelen "Bucak" ismi yine kurulu bulunduğu coğrafyanın özelliklerine göre bu adı almıştır. Zira Bucak Köyü şehrin Güneyinde uzanan alçak sırt üzerine kurulmuş kentin köşe yerinde yer almaktadır.

Bayramlı Kasabası 17. yüzyıl başlarında önemini kaybetmeye başlarken Bucak Köyü öne çıkmaya başlamış ve zamanla Bucak Kasabası şeklini almıştır.Bayramlı Kasabasının sönmesine iki ana neden vardır; birincisi, kasabadan geçen "Civil Deresi" nin zaman içerisinde sazlık ve bataklıklar oluşturması ile sağlık açısından tehlike arz eder olası, ikincisi, Don Kazakları'nın Karadeniz'e gelerek korsanlık yapmaya başlamaları ve bir kasaba olması nedeniyle de Bayramlı Kasabasına yönelmeleri.

1848 yılında "Bucak" Trabzon'a bağlı bir kazaydı. 1869 yılında Bucak olan adı "Ordu'ya" çevrilmiş ve halen de aynı adı taşımaktadır. Bucak adından Ordu adına geçen kazaya; Vona(Perşembe), Ulubey, Hapsama(Gölköy) ve Bolaman bucakları bağlandı.

1883 yılında çarşıda çıkan bir yangın ile Ordu büyük bir felaket yaşamıştır. Yangından sonra çarşı yeniden ve güzel caddeler yapılarak imar edilmiştir. Çarşı içinde ve yakınındaki bir çok bataklık kurutulmuş,deniz seviyesinden alçak olan bazı yerler kumlar ile doldurulmuş ve fırtınalı havalarda denizin çarşıya taşması önlenmiştir.
Bu tarihlerde şehrin "Düz Mahalle" ve "Elmalık Mahallesi'nde" Rumlar, "Zafer-i Milli Mahallesi" ve "Taşbaşı Mahallesi'nde" Ermeniler ile Türkler beraber yaşamaktaydı.Diğer mahallelerde Kiraz Limanı, Saray, Bucak ve Selimiye'de ise tamamen Türkler yaşamaktaydı.

Ordu 1920 yılına kadar Kaza olarak kaldıktan sonra 17 Nisan 1920 tarih ve 69 Sayılı "Ordu müstakil livası teşkiline dair kanunla" merkezi Ordu olmak üzere Canik (Samsun) sancağına bağlı, Fatsa ve Ünye kazalarının da Ordu'ya bağlanması suretiyle Ordu ili kurulmuştur.

I) b - "Ordu" Adının Nereden Geldiği Konusunda Söylenenler;

"Ordu" Türkçe bir kelime olup aslında "Saray" anlamı taşımaktadır. Saraylara genelde hakanın oturmasından dolayı bu isim "Hakanın oturduğu şehir" anlamında da kullanılmıştır.

Ordu adına ilk kez fatih döneminde bir nahiye adı olarak rastlanmıştır.(Bölük-i Niyabet-i Ordu)

15.yüzyılın ikinci yarısından sonra Ordu isimi bölgede bir yerleşme yerini adı olarak kullanılmıştır.

Ordu adıyla ilgi bir çok söylentiler mevcut olup bunlardan en yaygını; Ordu adının karargah, ordugah,askeri birliğin konakladığı yer olarak kullanıldığı hikayedir.

Hikaye şöyledir; 18. yüzyılın başlarında şimdiki Ordu kentinin bulunduğu yer ormanlık, bataklık ve çalılık idi, Boztepe etekleri boştu, hiçbir mesken yoktu ve eteklerinde Bayramlı Kasabasında yaşayanların hayvanları otlardı. Sahil bataklık olduğundan mesken yoktu ve güneyde Bucak Köyü vardı.

Bayramlı civarında bulunan derebeyleri Osmanlının zayıflamasını da fırsat bilerek geniş aile yapılarına olan güvenle kendi başına buyruk davranmaya ve zamanının Osmanlıya bağlı olan yetkili memurlar yine Osmanlının zayıflamasını fırsat bilerek bu bağlılıklarından vazgeçerek keyfi davranmaya başlamışlar ve asayiş iyice bozulmuştu.Halk usanmış, haksızlık ve zorbalık almış yürümüştür. Bu kargaşa uzun süre devam etmiş sonunda İstanbul hükümeti bu kargaşadan haberdar olmuştur. Padişah mahalli güçlerin bu kargaşayı önlemekte yetersiz kalacağını düşünerek buraya bir askeri birlik göndermiştir. Birliğin bir kısmı Bucak Köyünde, bir kısmı ise Bayramlı Kasabasında bulunan caminin önünde konuşlandı.

Askerleri esas konaklama yeri ise Bucak köyü idi. Askerler her gün buradan Bayramlı'ya giderek görev yapmakta akşam da ger dönmekteydi."Ordugah Varmak", "Ordu'ya Varmak" şeklinde söylene söylene bu yerin adı "Ordu" olarak anılır olmuştur.