|
Ordu ve çevresi MÖ 15.yüzyıldan beri insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak dilimize geçmiştir.
Bozukkale'de bulunan kalıntılar, Miletos asıllı Sinop göçmenlerinin kurduğu "Kotyora" medeniyetine aittir. Bunun yanında Pers,Bizans, Helenistik, Roma, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı uygarlıklarının izleri olan kalıntılara da rastlanmaktadır.
Denizci bir kavim olan "Fenikeliler" MÖ 11-12.yüzyıllarda değişik zamanlarda Karadeniz'e seferler yapmışlar ve buralarda pazar yerleri kurmuşlardır. Okyanus yollarının henüz keşfedilmemiş olduğu bu dönemlerde Avrupa'dan Karadeniz yoluyla gelen emtianın Asya'ya ulaştırılması için bu yol oldukça önem arz etmekteydi.
Miletlerin(Miletoslular) in gelişmesi ve Karadeniz'e hakim olmalarıyla bu gün Ordu'nun Kuzeybatısında bulunan ve halen mezarlık olarak kullanılan bölgeye 6.yüzyılın başlarında yerleştikleri tahmin edilmektedir.(Kotyora)
Kotyora Grekçe'de "Dağ Eteği" anlamına gelmektedir.Bu da kasabanın kurulmuş olduğu yerin özelliklerine göre ad verilmiş olduğu anlamına gelmektedir.
Türkmenlerden Çepni boyuna mensup Bayram Bey oğlu Hacı Emir bey tarafından Ordu'nun Mesudiye ilçesi topraklarında kurulan "Hacıemiroğulları Beyliği'nin" 1381 yılında Emir Süleyman Bey komutasında Mesudiye'den Ordu sahiline inmeyi başararak daha sonra da Giresun'u Rumlardan alması ile Ordu Türk egemenliğine girmiş oldu.
Beyliğin Ordu'da ki hükümranlığı Çelebi Mehmet ve Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlılara geçmiş olsa da Yıldırım Beyazıt-Timur savaşında beyliğin Timur'dan yana tavır alması ve Timur'un galibiyeti ile sonuçlanan, Anadolu'da Türk Birliği'nin dağılma aşamasına geleceği ve 13 yıl sürecek olan "Fetret Devri'nin" başlangıcı olan "Ankara Savaşı" ile beylik Timur tarafından mükafatlandırılarak bu topraklar tekrar kendilerine verilmiştir.Hacıemiroğulları Beyliği 1344-1461 yılları arasında varlıklarını devam ettirebilmişler Fatih'in Trabzon seferiyle Ordu Osmanlı topraklarına katılmıştır. Hacıemiroğulları Beyliği ise bir aile olarak uzun yıllar Ordu topraklarında yaşamışlardır.
I) a - Osmanlı Egemenliğinde Ordu ili
Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon Rum Pontus Devleti'ni ortadan kaldırması ile Ordu ili'de Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
Yavuz Sultan selim (1512-1520) döneminde Trabzon, Canik(Samsun) ve Ordu'nun bağlı bulunduğu Şebinkarahisar livaları birleştirilmiş ve Erzincan vilayetine bağlanmıştır.
1805 yılında Şebinkarahisar sanacağı Erzurum'dan alınarak Ordu ilinin Hapsamana (Gölköy) ve Bucak kasabaları ile birlikte Trabzon'a bağlanmıştır.
1871 yılında yapılan idari teşkilatlanmayla Ordu kasabası merkez olacak şekilde Vona(Perşembe), Bolaman,Aybastı, Haspamana(Gölköy), Ulubey'den müteşekkil bir kaza vücuda getirilmiştir. Daha sonraki aşamalarda gelişen Ordu ili zaman içerisinde şehirleşmiş ve halende büyümeye devam etmektedir.
Ordu'nun şehir olmasında "Bayramlı" ve "Bucak" kasabaları önem arz etmektedir.
Bayramlı Kasabası; Ordu'nun 4 km Güneydoğusunda bu günkü Eskipazar'da kurulmuştur. Kasabanın hangi tarihte ve kimler tarafından kurulduğu konusunda kesin bilgi bulunmamaktadır. Bayramlı kasabasının Fatih sultan Mehmet devrindeki arazi ve vergi defterinde "Bölük'i Niyabet'i Ordu" adıyla kaydedildiği görülmektedir.
Bucak adına ilk defa Ordu'ya bağlı bir köy adı olarak rastlanmaktadır. "Köşe", "Açı" anlamına gelen "Bucak" ismi yine kurulu bulunduğu coğrafyanın özelliklerine göre bu adı almıştır. Zira Bucak Köyü şehrin Güneyinde uzanan alçak sırt üzerine kurulmuş kentin köşe yerinde yer almaktadır.
Bayramlı Kasabası 17. yüzyıl başlarında önemini kaybetmeye başlarken Bucak Köyü öne çıkmaya başlamış ve zamanla Bucak Kasabası şeklini almıştır.Bayramlı Kasabasının sönmesine iki ana neden vardır; birincisi, kasabadan geçen "Civil Deresi" nin zaman içerisinde sazlık ve bataklıklar oluşturması ile sağlık açısından tehlike arz eder olası, ikincisi, Don Kazakları'nın Karadeniz'e gelerek korsanlık yapmaya başlamaları ve bir kasaba olması nedeniyle de Bayramlı Kasabasına yönelmeleri.
1848 yılında "Bucak" Trabzon'a bağlı bir kazaydı. 1869 yılında Bucak olan adı "Ordu'ya" çevrilmiş ve halen de aynı adı taşımaktadır. Bucak adından Ordu adına geçen kazaya; Vona(Perşembe), Ulubey, Hapsama(Gölköy) ve Bolaman bucakları bağlandı.
1883 yılında çarşıda çıkan bir yangın ile Ordu büyük bir felaket yaşamıştır. Yangından sonra çarşı yeniden ve güzel caddeler yapılarak imar edilmiştir. Çarşı içinde ve yakınındaki bir çok bataklık kurutulmuş,deniz seviyesinden alçak olan bazı yerler kumlar ile doldurulmuş ve fırtınalı havalarda denizin çarşıya taşması önlenmiştir.
Bu tarihlerde şehrin "Düz Mahalle" ve "Elmalık Mahallesi'nde" Rumlar, "Zafer-i Milli Mahallesi" ve "Taşbaşı Mahallesi'nde" Ermeniler ile Türkler beraber yaşamaktaydı.Diğer mahallelerde Kiraz Limanı, Saray, Bucak ve Selimiye'de ise tamamen Türkler yaşamaktaydı.
Ordu 1920 yılına kadar Kaza olarak kaldıktan sonra 17 Nisan 1920 tarih ve 69 Sayılı "Ordu müstakil livası teşkiline dair kanunla" merkezi Ordu olmak üzere Canik (Samsun) sancağına bağlı, Fatsa ve Ünye kazalarının da Ordu'ya bağlanması suretiyle Ordu ili kurulmuştur.
I) b - "Ordu" Adının Nereden Geldiği Konusunda Söylenenler;
"Ordu" Türkçe bir kelime olup aslında "Saray" anlamı taşımaktadır. Saraylara genelde hakanın oturmasından dolayı bu isim "Hakanın oturduğu şehir" anlamında da kullanılmıştır.
Ordu adına ilk kez fatih döneminde bir nahiye adı olarak rastlanmıştır.(Bölük-i Niyabet-i Ordu)
15.yüzyılın ikinci yarısından sonra Ordu isimi bölgede bir yerleşme yerini adı olarak kullanılmıştır.
Ordu adıyla ilgi bir çok söylentiler mevcut olup bunlardan en yaygını; Ordu adının karargah, ordugah,askeri birliğin konakladığı yer olarak kullanıldığı hikayedir.
Hikaye şöyledir; 18. yüzyılın başlarında şimdiki Ordu kentinin bulunduğu yer ormanlık, bataklık ve çalılık idi, Boztepe etekleri boştu, hiçbir mesken yoktu ve eteklerinde Bayramlı Kasabasında yaşayanların hayvanları otlardı. Sahil bataklık olduğundan mesken yoktu ve güneyde Bucak Köyü vardı.
Bayramlı civarında bulunan derebeyleri Osmanlının zayıflamasını da fırsat bilerek geniş aile yapılarına olan güvenle kendi başına buyruk davranmaya ve zamanının Osmanlıya bağlı olan yetkili memurlar yine Osmanlının zayıflamasını fırsat bilerek bu bağlılıklarından vazgeçerek keyfi davranmaya başlamışlar ve asayiş iyice bozulmuştu.Halk usanmış, haksızlık ve zorbalık almış yürümüştür. Bu kargaşa uzun süre devam etmiş sonunda İstanbul hükümeti bu kargaşadan haberdar olmuştur. Padişah mahalli güçlerin bu kargaşayı önlemekte yetersiz kalacağını düşünerek buraya bir askeri birlik göndermiştir. Birliğin bir kısmı Bucak Köyünde, bir kısmı ise Bayramlı Kasabasında bulunan caminin önünde konuşlandı.
Askerleri esas konaklama yeri ise Bucak köyü idi. Askerler her gün buradan Bayramlı'ya giderek görev yapmakta akşam da ger dönmekteydi."Ordugah Varmak", "Ordu'ya Varmak" şeklinde söylene söylene bu yerin adı "Ordu" olarak anılır olmuştur.
|